SUYU SEVEN KENDİSİNİ DE SEVER-BAŞLIKLI MİLLİYET GAZETESİ SÖYLEŞİMİZ

www.milliyet.com.tr | 10 Ocak 2013 | Recep Ali Topçu

İstanbul’da Su ve Hamam Kültürü Müzesi açmak için kolları sıvayan Adell Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ali Topçu, “Her gün binlerce insan susuzluktan ölüyor. Konuya sorumluluk içinde yaklaşmalı. ‘Yeşil insana doğru ilerlememiz lazım. Yeşil iş adamlarının yönetimde olması halinde dünya hepimize yetecektir” diyor.

Uluslararası standartlara uygun mutfak ve banyo bataryaları, duş sistemleri, ısı ve mekanik tesisat ürünleri üreten ve bu ürünlerini yurt içi ve yurt dışı pazarlarda kullanıma sunan Adell, 30 yılı aşan tecrübesi, modern üretim tesisleri, yetkin mühendis ve teknisyen kadrosu ile yapı sektörünün önde gelen markalarından birisi. Su kültürünü tanıtmak, su bilincini geliştirmek ve su ve enerji tasarrufunu ön plana alan ürünler üretmek üzere yolumuza devam ediyoruz diyen Adell Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ali Topçu, “Gelecek nesillerin hakkını tüketmeden üretmek zorundayız. Bu nedenle Adell Armatür olarak sürdürülebilir projeler geliştiriyoruz. Arge ve inovasyon çalışmaları ile daha az su tüketen daha çok çevreyle barışık üretim yapma gayreti içinde oluyoruz” şeklinde konuştu. Su kültürüne yönelik yaptığı çalışmalar hakkında Recep Ali Topçu Bey’le bir röportaj gerçekleştirdik.

Recep Ali Bey öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Adell nasıl kuruldu? Topkar’la başlayan başarı hikâyenizi paylaşabilir misiniz?

“Armatür ve yapı malzemeleri konusunda lider üreticilerden olan Adell Armatür ve Vana Fabrikaları A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanıyım. İlk kuruluşumuz 1981 yılında rahmetli babamla küçük bir nalburiye dükkânı ile başlar. Babam uzun süre inşaatçılık yaptıktan sonra bizimde büyümemizle birlikte ticarete girelim diye düşünür. Çivi, tel, kürek vb. inşaat malzemelerinin satıldığı bir nalburu devir alarak işi başlarız. O gün bugünden yolculuğumuz sevgiyle, tutkuyla, inançla ve beraberce devam ediyor. İlk kurulduğumuzda Topçu Kardeşlerin ilk hecelerinden oluşan “Topkar Hırdavat-Nalburiye” unvanını kullanılırız. Ve babamın bana olan yüksek güveni ilede firmayı benim adıma kurar. İlerleyen zamanlarda, 1997 yılına gelindiğinde ise markalaşmanın önemini anlamaya çalışarak Almanca’da “Asil, kişilik sahibi” ve Osmanlı’cada ise “Pek adaletli” anlamlarına gelen Adell markamızı tescil ettirdik. Bugün itibariyle markamız 74 ülkede tescil ettirilmiş, tanınmış marka müracaatı yapılmış sektöründeki en önemli markalardan “su’ya dost” bir markadır.”

Firmanızın marka değerinin bugünlere gelmesinde ne gibi atılımlarınız oldu?

“Her uzun yürüyüş bir adımla başlıyor. Yılmadan, bıkmadan, azimle ve inançla devam edildiğinde Yüce Yaradınımız size, ailenize, şirketinize daha güzellikler lütfediyor. Değer bilmenin, hakkını vermenin önemi ortaya çıkıyor.Perakendecilikle başlayan yolculuğumuz kardeşlerimin de işin içine katılmalarıyla birlikte zamanla gelişerek devam etti. Perakendecilikten yöresel dağıtımcılığa, toptancılığa, oradan bölgesel ve ulusala uzanan yolculuğumuz sanayicilikle devam etmektedir. Sanayicilikte de çıraklıktan başladık, kalfalık, ustalık dönemine ulaştık şükürler olsun. Yeni nesil gençlerimizle, aile bireylerimizle olgunlaşıyoruz, gelişmeye, değer üretmeye devam ediyoruz.”

Yeni yatırımlarınız var mı ihracatınızdan bahsedebilir misiniz? Adell Armatür ulusal ve uluslararası pazarlarda nasıl bir büyüme gösteriyor?

“Markamızla iç pazarda sektörümüzde üç büyük marka içerisine girdik diyebiliriz. Ürünlerimiz pek çok prestijli projede kullanıldı. Zincir marketlerde, yapı marketlerde yer edindik. Tüketicilerimizin kalplerinde yer edindiğimiz gibi pek çok yapı malzemeleri satışı yapan iş ortağımızın raflarında da yer alarak kullanıcılarımızla buluştuk. Biz onları, onlarda bizi sevdiler. Aynı başarıyı uluslar arası arenaya taşıma kararlıydık. Günümüzde Adell Armatür olarak 32 ülkeye ihracat yapar hale geldik. Yurt içinde sağladığımız ilişki seviyesini yurt dışında da sağlama anlamında gerekli girişimlerde bulunduk ve devam ediyoruz. Fuarlar, yurt dışı geziler gibi etkinliklerle dış Pazar payımızı ve derinliğimizi arttırmanın çabası içerisindeyiz.”

Adell Armatür’ün su ve enerji tasarrufu sağlayan yenilikçi ürünlerinden bahseder misiniz?

Suyu seviyor ve ona eski itibarını kazandırmak istiyoruz. Su ihtiyacımız olduğu kadar kullanabilmemizi sağlayan, israfı önleyen ürünler geliştirmeyi vazife olarak, misyonumuzun biri parçası olarak kabul ediyoruz. Dolayısıyla kişisel ve kurumsal duruşumuzda, faaliyetlerimizde bu misyona uygun davranmayı öncelikliyoruz. Termostatik bataryalarımız, fotoselli akıllı musluklarımız, kendiliğinden kapanan musluklarımız, dokunmatik kumanda edilen gelişmiş ürünler, rezervuarlar gibi yenilikçi ürünlerimizi alınabilir ve ulaşılabilir fiyat ve politikalarla müşterilerimize sağlayarak su, enerji, yakıt ve zaman tasarrufu sağlıyoruz. Tasarruflu ürünlerimizle suya, ailelerimizin cüzdanına ve doğaya katkılar sağlıyoruz. Banyolarda kullanılan ürünlerimiz sıcak suda sağladıkları tasarruf ile hem sudan, hem yakıttan, enerjiden ve hemde zamandan tasarruf sağlamaktadır.

Adell yaptığı çalışmalarda tüketici memnuniyetini hangi planda tutuyor. Müşteri memnuniyetine yönelik yapılan çalışmalar nelerdir?

“Tüketicilerimizi dostumuz olarak kabul ediyoruz. Empati kurarak, duygudaşlık yaparak onun meşguliyetini, uğraşısını kendi meşguliyetimiz, memnuniyetimiz olarak görüyoruz. Ürünlerimizin katılmış oldukları olduğu ortamlardaki önemini biliyoruz. Her bir ürünümüz yüksek basınca, yüksek sıcaklığa, kimyasallara, uygunsuz kullanımlara karşı dayanıklı olmalı ki, bulunduğu ortamdaki insanlara tam hizmet edebilsinler. Öncelikle bunun farkında olarak sağlam ve dayanıklı parçalar kullanarak, detayları sağlam ve dayanıklı kılmaya gayret ediyoruz. Biliyoruz ki, kalite bir ürünü oluşturan bileşenlerin katisiyle üretiliyor. Girdik kalite kontrollerimize, üretim süreçlerimize dikkat ediyoruz. Ürünlerimizi her aşamasında ve final ürün testinde kalite kontrolden geçiriyoruz. Netice ülkemizin ilk 6 yıl garantili Adell Ürünleri ortaya çıkıyor. Özellikle son yıllardaki gelişmelerimizle birlikte ürünlerimizin performansları yükselmiştir. Ülkemizin ilk ve tek 6 yıl garantili ürünü Adell Batarya ve musluklarıdır. Müşteri ilişkilerimizi daha sistematik olarak yürütmek üzere ISO 10002 Müşteri ilişkilerimizi ve şikayet yönetim sistemini yine sektörümüzde ilk defa biz kurduk ve SGS denetiminden geçerek sertifikalandırdık. Yaptığımız etkin ve dostça çalışmalarımız TC Sanayi Bakanlığımızın perakendenin oscarı denilen “Tüketici Memnuniyetini İlke Edinen Firma” ödülünü iki kez firmamıza layık görülmesini sağlamıştır. Müşterimizi seviyoruz, onlar varsa biz varız. O yoksa bizde yokuz. Bugüne kadar vermiş oldukları destek ve ürünlerimizi evlerine kabul ettikleri için hepsini gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sağ olsunlar.”

İçinde bulunduğunuz sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz? ‘Su’ya gönül vermiş biri olarak yaptığınız işi nasıl görüyorsunuz?

“Sektörümüz öncelikle insanımızın huzur, refah içerisinde bulunup yaşam kaynağı olan suyla buluşturması itibariyle güzel ve bir ölçüde kutsal bir iş yapan sektör. Sektörümüzü, sektör paydaşlarımızı, işimizi ve müşterililerimizi seviyoruz. Üretmek, değer oluşturmak güzel. Sektörümüz emek yoğun bir sektör olması itibariyle istihdam alanı oluşturması yönüyle önemlidir. İnsan odaklı bir üretim dalıyız. Cari açığın önlenmesinde önemli bir işlev görüyoruz. Tüm zorluklarına, sıkıntılarına rağmen yine de sektörümüzü seviyoruz. Günümüzde inşaat ve inşaat malzemeleri olarak ekonomimizin en önemli bölümünü oluşturmakta, en çok ihracat yapan, GSMH’ya en çok destek veren bir sektörün paydaşı olmaktan mutluyuz.”

Su kaynaklarının kullanımı ve sürdürülebilirliği konusunda neler yapılmalı? Su tasarrufunu sizce nasıl sağlayabiliriz? Su ve enerji tasarrufu konusunda Adell’in yaptığı çalışmalardan bahseder misiniz?

“En önemli doğal kaynaklarımızdan olan su ve toprağın tasarruflu kullanımı ve gelecek nesillere aktarılması konusunda tepeden tırnağa hepimize iş düşüyor. Tabii ki ürünler ve teknolojiler bazında bize iş düşüyor. Üretim teknolojilerimizi, hammadde ve malzeme tercihlerimizi yaparken doğal kaynaklarımızı düşünerek tercihlerde bulunmak, üretim yapmak birinci vazifemiz. Çalışanlarımıza, müşterilerimize, tedarikçilerimize bu bilinci aşılamak, ulaştığım bilinç seviyesini toplumumuzla buluşturmak yine bizim vazifelerimiz arasında. Tarımla meşgul olan insanlarımıza, STK’lara, Belediyelerimize, üniversitelerimize, kadın derneklerimize ve tüm okullarımıza iş düşüyor. Çünkü tüm dünya hepimiz sadece bir su kuyusunu kullanıyoruz. Bizim burada israf ettiğimiz su dolayısıyla susuzluktan ölen Afrika’lı kardeşimizin mesuliyetini üstlenmiş oluyoruz bir ölçüde. Dünyamızda her gün 3900 kişi su ve kirli sudan kaynaklanan sebeplerle ölüyor. Afrika’da bir dünya kardeşimiz temiz suya ulaşmak için 4 saat yürüyebiliyor. Ülkemizde su açısından zengin bir ülke değildir. 2030 yıllarda su sıkıntının ülkemizdede yaşanabileceği öngörülmektedir. Geçmişte yaşamıştık. İstanbul’u hatırlayınız. Su sıkıntılar, kesintileri, gazete başlıklarını düşünün. Bir gün su olmadığında yaşam ile bağlantımız kesilebiliyor. Dolayısıyla Yaradınımız tarafındanbiz dünya misafirlerine gönderilmiş olan en büyük nimet ve emanet olan suyu sevmeli, onu aziz bilmeli, bir damlasını dahi israf etmemeliyiz. Su kullanım bilincini ilk okullardan itibaren öğrencilerimizle buluşturmalıyız. Öğretmenlerimiz, aile büyükleri su kullanım şekilleri ile geleceğin büyükleri küçüklerimize örnek olmalıdır. İsraf haramdır. İsraf edenler sevilmez. Deryanın içinde bile olsak suyu israf etmeden ihtiyacımızı gidermenin yöntemini bulmalıyız hep birlikte. Hepimiz sudan birer damlayız, özümüz, ana hammaddemiz su. Çünkü tüm canlılar insanlar, hayvanlar, ağaçlar hep sudan yaratılmıştır. Su ile dost olan önce kendisiyle, sonra çevresiyle, sonra doğayla dost olur. Bu dostluk seviyesi de bizim bir ölçüde yaşam kalitemizi belirler.”

Adell Armatür’ün sosyal sorumluluk projelerinden bahseder misiniz?

“Adell olarak sorumluluk alanımız olarak sadece kendimiz, ailemiz, şirketimiz değil tüm vatan sathını, hatta tüm dünya sathını görüyoruz. Komşuda çıkan yangın bize de sıçrayabiliyor. Dünyanın öteki ucundaki bir olumsuz hadise bizide etkileyebiliyor. Hepimiz aynı gökyüzü ve aynı yeryüzü arasında yaşıyoruz. Çeşit çeşit renkleriyle, coğrafyalarıyla, dilleriyle, dinleriye kocaman bir aileyiz aslında hepimiz. Osmanlı’da Devleti Aliye sınırlarında 72 millet yaşar ve 28 dil kullanılırdı. Ortak yaşam kültürün en iyi bilen ve yaşayan güzelim Anadolu’muzda bulunuyoruz. Dolayısıyla bu coğrafyanın insanları Ahilik Teşkilatı ile 1207’li yıllarda dünyanın ilk sivil toplum kuruluşunu kurarak yardımlaşmayı, gönülden paylaşmayı en güzel şekliyle tüm sosyal sorumluluk projelerini uygulamışlar. Dolayısıyla bize düşen sadece hisse senetlerimin tutarını attırmak değil toplumun yaralarını sarmaya yönelik hissi senetlerimizin, gönüllerdeki yerimizin miktarını arttırmaya yönelik işler yapmak, el vermektir. Her birimizin kendimize göre, çapımıza göre verebileceğimiz, paylaşabileceğimiz bir şeyler vardır muhakkak. Bilenin bilmeyene, olanın olmayana borcu vardır. Hayır severlik, yardımlaşma Yüce Yaratıcımızın (cc) en çok hoşuna giden davranışlardır. Yoksula, kimsesize, öğrenciye, yolda kalmışa, borçluya, acize, yaşlılara, doğaya, hayvanlara destek olmak hepimizin boynunun borcudur. Olaylara bu gözle bakıyor, olabildiği ölçüde, imkanlarımızın elverdiği ölçüde sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya gayret ediyoruz. “Yukarı çıkan merdiveni çekmemeli” diye güzel bir tabir var kültürümüzde. Veren el, alan elden üstündür deriz. Verdiklerimizin ebedi aleme bizimle birlikte geleceğine inanırız. Düşene kılıç çekilmez bizde. Yine paylaşmak esastır bizim yamaçlarımızda, coğrafyamızda. Çünkü bizim kültürümüz gönül ve sevgi medeniyetine dayanır. Bizde kalp kırmak, bizde ferdi hazlar, tüketim çılgınlığı yoktur aslında. “Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir.” yaklaşımını paylaşan insanlarız bizler. Sadaka taşları ile yardım eden bir milletiz biz. Hepsini üst üste koyduğumuzda adına ister hayır diyelim, ister sosyal sorumluluk diyelim sahip olduklarımızı paylaşmak insan olmanın gereğidir diye düşünüyor ve yönde hareket etmeye gayret ediyoruz.

İstanbul’da Su ve Hamam Kültürü Müzesi açma fikriniz bulunuyor? Bu konudan bahseder misiniz? Nasıl bir müze olacak?

“Kaybolmaya yüz tutmuş önemli kültürel zenginliklerimizden biride eşsiz su ve hamam kültürüdür. Dünyada bizim kadar suya ve hamama önem veren başka bir millet yoktur. Çünkü bizde su sadece dünyevi amaçlar, biyolojik ihtiyaçlar için değil dini arınma aracı olarak ta kullanılmaktadır. Birde bizim coğrafyamızda Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi pek çok önemli kültürler bulunmuş, hepsi birbirinden etkilenerek günümüze gelmiştir. İstanbul dünyanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklarına ev sahipliği yapmış dünyanın incisi bir coğrafyadır. Biz Adell Armatür olarak özelliklede yönetim kurulu başkan yardımcımız Dr. Ercan Topçu beyin üstün ve gönülden gayretleri ile 25-30 yıldan beri biriktirdiğimiz eserlerle güzel bir su kültürü koleksiyonu oluşturmuş durumdayız. Uzmanlarca dikkatlice seçilmiş ve kaybolmamak için bize sığınmış ilgi ve şefkate muhtaç, yaşlı, hürmet isteyen güzelim eserler zaman tanıkları olarak yıllar öncesinin kültürel zenginliğini bugünümüze taşıyorlar. 1500-2000 sene öncesinde insanlar gündelik hayatlarında suyu nasıl kullanıyorlardı, hangi objelerle sağlıyorlardı bunların hepsini koleksiyonumuzda güzelim eserler vasıtasıyla görebiliyoruz. Onun için bu eserler her türlü ilgiyi, sevgiyi hak ediyorlar. Ve birçoğunun eşi, benzeri yok, çok uzaklardan geliyorlar, yorgunlar. Ustalarının gönüllerindeki güzelim zerafeti, aldıkları çekiç izlerinin yansımalarını taşıyorlar. İstanbul İkitelli’deki tesislerimizde daimi sergimiz bulunmaktadır. Dileyen dostlarımızı, su sevdalılarını, tarih/kültür aşıklarını davet ediyoruz. Ziyaretleri bizleri mutlu kılacaktır. Okullar, üniversiteler, dernekler kültür gezisi düzenleyebilirler koleksiyonumuza.

Koleksiyonumuz Türk İslam Eserleri Müzesine kayıtlı olup mülkiyeti bir ölçüde kamuya, tüm insanlığa geçmiş durumdadır. Dolayısıyla bu eserler aslında hepimizin, tüm dünya insanlığının. Açtığımız sergilerle bu kültürümüzü insanımızla buluşturuyoruz. Hazırladığımız kitaplarla, katıldığımız ulusal ve uluslar arası konferans, seminerlerle kültürümüz insanlık alemiyle yeniden buluşturmak istiyoruz. Su kültürü müzemiz değerli İstanbul Valimiz sayın Hüseyin Avni Mutlu beyin yönlendirmeleriyle ve Eyüp Belediye Başkanımız sayın İsmail Kavuncu beyin gayretleriyle Eyüp meydanında eski bir hamamın bize tahsisi ile gerçekleşmesini öngörüyoruz. İnşaatı devam eden hamamın restorasyonu tamamlandığında Su Kültürü, Su Medeniyeti Müzesi haline getirilecektir. Ülkemizin konusunda ilk tematik müzesi olacak olan bu çalışmanın gerçekleşmesi bizleri heyecanlandırıyor. Sektörümüz adına da önemli bir çalışma olacak. Sektörler içinde ilk olarak kendi konusunda tematik bir müze açılmış olacak sektör mensubu tarafından. Hayırlısı olmasını diliyorum şimdiden. Bize düşen insanımızın güzelliklerle buluşmasına aracılık yapmak. Sürdürülebilir politika ve uygulamalarla su kültürü konusunda geçmiş ve gelecek arasında bir köprü olabilmek. Belki de ancak bu vatanı bize emanet eden ecdadımızı yadetmiş olabiliriz böylelikle. Hepsini, ruhlarını, geçmişlerimizi rahmetle, saygıyla yad ediyor, mekanları cennet olsun diyoruz. Adell Ab-i hayat su koleksiyonumuzla ilgili bazı görüntülere www.ab-ihayatsergisi.com adresinden ulaşılabilir.”

Adell Armatür aldığı ödüllerle de dikkat çekiyor. Birçok ödül aldınız, bu başarının sırrı nedir?

“Ödüller, bir işi güzel yapmanın fark edilmesiyle, takdir edilmesiyle oluşan ve bizi, arkadaşlarımız motive eden unsurlar. Fark edilmek güzel. Tabii ki genelde tüm başarıların, ödüllerin arkasında rahattan fedakarlık, akıl ve alın teri vardır. Başarılı sonuçlar üretmek çok kolay değildir. Enerji ister, birlik ister, gayret ister, fedakarlık ister. Hiçbir başarı tesadüf sonucu oluşmaz. Ödüller dolayısıyla bizi fark eden, takdir eden tüm kuruluşlara, bakanlığımıza müteşekkiriz. Aldığımız ödülleri http://www.adell.com/pages/oduller-ve-basari-belgeleri internet sitemizde görülebilir.”

Birazda kurumsal ilkelerinizden ve kurum kültürünüzden bahseder misiniz?

“Firmalar tüm canlılar gibi değerleriyle var olurlar, sürdürülebilir bir yaşam sergilerler. Değerlerini kaybedenler değersiz hale gelirler. Nasıl ki insanlar olaylar karşısında, dünya karşısında hareketlerini sergiledikleri duruş ile ortaya koyarlarsa firmalarda böyledir. Firmaların değerleri daha çok o firmanın liderlerinin değer ve ilkeleriyle uyumlu gerçekleşir. Doğruluk, dürüstlük, mütevazilik, işini, ürününü, toplumu/çalışanlarını/müşterilerini sevmek, aileden kabul etmek önemli değerlerdir. Müşteriyi dost, çalışanını aile bireyi, toplumu ailesi olarak kabul etmek ve tüm olaylara sevgiyle, muhabbetle, “yaratılanlara yaratandan ötürü” sevgiyle yaklaşınca olayların rengi, deseni daha insanileşiyor. Hayatı sadece rekabetten ve fazla tüketmekten ibaret görmemek, beraberce yapılan bir yolculuk olarak görmek sizi daha paylaşımcı kılıyor. Bir Mevlana, Bir Yunus tavrıyla baktığımızda dünyanın, içindeki tüm insanlar, hayvanlar ve nebatat ile kocaman bir aile olduğu bilincine varıyor, dava sevimli hale geliyoruz. İşlerimizi anlayışla, karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde götürmeyi seviyoruz. Çalışanlarımızla, müşterilerimizle, tedarikçilerimizle, devletimizle uzlaşı ve anlayış içerisinde götürürüz işlerimizi, kavga etmeyiz. Tüm Adell aile bireyleri olarak, ürünlerimizi, hizmetlerimizi sevgiyle üretme gayreti içindeyiz, biliriz ki insana hizmet ediyoruz. Doğaya dost teknolojiler kullanmak, doğa dostu ürünler üretmek vazgeçilmezlerimizdir. İşin felsefesini, özünü, ruhunu ihmal etmemeye gayret ederiz. Fabrikamızda kitaplığımız mevcuttur. Çalışanlarımızın ekonomik beslenmelerinin yanında gönül dünyalarının, ruhlarının beslenmesine gayret gösteririz. Yöneticiler olarak onlarla ilgilenir, sosyal yetkinliklerinin, özgüvenlerinin gelişmesine destek veririz. Yazdığımız kitaplar, verdiğimiz seminerler, eğitimler ile bildiklerimizi, geldiğimiz bilinç seviyemizi toplumumuzla, çalışanlarımızla, okullarda öğrencilerimizle paylaşırız. Geldiğimiz noktayı, gideceğimiz yeri ve haddimizi bilmenin duyarlılığı içerisinde mütevazi kalmaya gayret gösteririz. Yaptığımız işlerde hiçbir tarafın zarar görmemesine çalışırız. Müşterimizin sadece parasını/ödemesini aldığımız değil duasını aldığımızda işimizin bittiğine inanırız. Kurumsal ilke ve kültürümüzle, çalışmalarımızla ilgili söyleşilerimiz www.vimeo.com/adell adresindeki videolarda izlenilebilir.”

Son olarak sektörün önemli organizasyonu Yapı Fuarına katılıyorsunuz. Fuar kapsamında konseptiniz ne olacak ve nasıl bir çalışma gerçekleştireceksiniz?

“Önemli sektörel buluşma platformlarından biri olan yapı fuarını önemsiyoruz. Yeni ürünlerimizi, yeni kurumsal kimliğimizle sunacağız burada. İlgileri standımızı ziyarete bekleriz. Mimarlarımızın, iç mimarlarımızın, nitelikli inşaat yapımcılarımızın ilgilerini çekecek güzel ürünleri standımızda göreceklerine inanıyorum. Yurt içi ve yurt dışı hedef kitlemizle buluşmaktan mutluluk duyacağız. Fuarın sektörümüze, şirketimize, tüm katılımcılara, organizasyon kuruluşuna şimdiden hayırlı olmasını ve başarılar getirmesini diliyorum. Bu güzel söyleşiyi güzel sorularınızla yönlendirdiğiniz ve güzelliklerin paylaşılmasına vesile olduğunuz için size ve yayın gurubunuza teşekkür ederim.”Sorduğumuz sorular zekâmızın, verdiğimiz cevaplar kültürümüzün göstergesidir.”sözü ne güzel anlatıyor meramımızı, değil mi? Umarım okuyucularımız, sektörümüz, genç girişimcilerimiz için istifade edilebilir verimli bir söyleşi olmuştur. Bugünlere ulaşmamızda desteği olan bildik/bilmedik tüm paydaşlarımıza, iş ortaklarımıza, değerli çalışanlarımıza, büyüklerimize, anne ve babamıza, hocalarımıza ve tüm sektör mensubu dostlarımıza selam ve selametlerimizi sunar, su gibi duru, su gibi coşkulu ve su gibi aziz olmalarını dileriz. Yolları açık, gelecekleri aydınlık ve ışıkları/bereketleri/enerjileri bol olsun…”

Left Alışverişe geri dön
Siparişiniz

You have no items in your cart

Sale

Unavailable

Sold Out