ADELL YK ÜYESİ DR. ERCAN TOPÇU"NUN "SU GÜZELLERİ; MAŞRAPALAR, GÜĞÜMLER" MAKALESİ

SU GÜZELLERİ; MAŞRAPALAR, GÜĞÜMLER

Kainatta ne varsa suda yaşadı önce;

Üstümüzden su geçer, doğunca ve ölünce. N. Fazıl Kısakürek

Maşrapalar

Kulplu su kapları olan maşrapalar çok eski devirlerden beri kullanılmıştır. Kelime Arapça” Su içmek için kullanılan kap “ anlamında olan “ Mişrebe” den gelmektedir. Maşrapa yerine Maşraba’ da kullanılmaktadır. Maşrapa için Konya – Antalya bölgesinde ” Batak”, Kayseri yöresinde “ Bilcik”, Afyonkarahisar’ da “Çomçak”, İzmir- Bergama yöresinde “ Dinga”, Sivas yöresinde büyük maşrapa için “ Döleke”, Malatya yöresinde “ Kernaba”, Muğla yöresinde “ Meşgi” isimleri de kullanılmıştır.

Maşrapalar genellikle bakırdan olup kalay kaplıdır. Üzerinde kaplı olan kalayın bakırın oksidasyonunu engellemesi böylece zehir etkisini ortadan kaldıracağı ve kalaylanmış bakırın ömrünün daha uzun olması sebebiyle Anadolu’ da bakırdan mamul su kapları kalayla kaplanmıştır. Ayrıca bakır alaşımı olarak sarı- pirinç alaşımından yapılı olanları vardır. Saray işi “Eser- i İstanbul “ ve Rumeli işi olarak son derece güzel işlemeli ” tombak” maşrapalar da bulunur.

Genel olarak su için kullanılan maşrapalar şarap, süt, sahlep, boza, şerbet ve ayran için de kullanılmıştır.

Eskiden halka hayır olarak ücretsiz su dağıtmak için yaptırılan çeşme ve sebillerin mimari taş yapılarında zincirle bağlı kalaylı bakır maşrapalar, tekkelerde su dağıtmak için tekke maşrapaları olmuştur. “Sıbyan Mektebi “ olarak bilinen ilkokullarda okulun dışında veya içeride uygun bir köşede musluklu su küplerinden su almak için maşrapalar kullanılmıştır.

Evlerde çeşmelerden alınan veya Saka’ ların getirdiği sular toprak su küplerinde muhafaza edilirdi. Küpten su almak için veya çamaşır yıkarken leğene su koymak için bakırdan yapılı büyük kulplu maşrapalar evlerin vazgeçilmezi olmuştur.

Maşrapalar genellikle yükseklikleri 15 cm, ağız çapları ise 8-9 cm dir. Bu yükseklik 15 cm ve ağız çapları da 20 cm ye kadar büyük olabilir. Maşrapaların su hacimleri değişmekle beraber 500 cc ( ml ) ila 1000- 1500 cc ye kadar hacimli olanları vardır. Küçük olanlar bir bardaktan daha büyük olmakla beraber yaklaşık 500 cc bugünkü 0. 5 lt küçük su pet şişe hacmi kadar olup su ve şerbet için, daha büyük olanları küpten su almak veya çamaşır için leğene su dökmek için kullanılmıştır.

Maşrapalar yapıldıkları bölgenin karakteristik özelliklerini taşırlar. Bakırcılığın yoğun olarak yapıldığı Osmanlı coğrafyasında Rumeli’ de Bosna işçilikli üzerleri kalem işçilikle bitkisel motiflerle bezenmiş olan maşrapalar, Tokat, Kastamonu, Bursa işi kalay kaplı maşrapalar evler dışında o günkü aşhanelerde de, kahvehanelerde şerbet, su ayran için kullanılmıştır.

“ Edirne işi Çingene Çeribaşı  maşrapası” sının  yapı itibarıyla özel bir yeri vardır. Pirinçten yapılı maşrapalar çok özenle üzerlerine bitkisel motiflerle bezenmiş olup ayrıca üzerinde çeşitli hayvan figürleri olan oldukça nadir örnekleri ile de karşımıza çıkmaktadır.

Maşrapaların üzerlerinde bazen sahibinin ismi, yapan usta, çeşitli semboller, tarih, beyitler, iyi dilek temennileri yazlı olabilir. Bölgelere göre bu farklılık gösterebilir. Yazılar Osmanlı Türkçesiyle olabileceği gibi, Rumca, Ermenice olduğu gibi farklı dinlere ait bir takım sembollerde görülebilir. Eğer varsa yapan ustanın ismi ayrı bir yerde mühür olarak kazınmış olarak görülür. Adell Armatür koleksiyonunda bulunan maşrapaları incelediğimizde; üzerlerinde uzun ömrü tasvir eden hayat ağacı- servi motifleri, gemi resimleri, ay yıldız, bolluk bereket kaynağı stilize edilmiş kuş, inek figürlerini görmekteyiz. Üzerinde N. inisiyali ve 1888 yazılı ve JKT 1906 yazılı maşrapaların Rum ahali tarafından kullanıldığını anlamaktayız. Ayrıca bazen maşrapalar hayır için yaptırılıp cami, kilise veya başka yerlere halkın kullanımı için hediye edilmiştir. Koleksiyonda bulunan bir maşrapa üzerinde Latin alfabesiyle “ Magia P. Ve 1892 “ yazılı olup kutsal haç işareti bulunmaktadır. Yine üzerinde Osmanlıca “ İçin efendiler için, afiyet olsun” yazılı kalay kaplı maşrapanın o dönemki lokanta veya şerbetçide kullanıldığını düşünebiliriz. Yine ilginç olarak Osmanlı döneminden kalma kalay kaplı bir maşrapa üzerinde günümüz Türkçe’ siyle “ Buyrun Şifalar Olsun 1940 “ yazılı olmasından maşrapaya sonradan 1940 yılında bu yazının yazılıp hala kullanıldığını da öğrenmekteyiz.

Yazılı maşrapalarda Osmanlı Türkçesi, Ermenice ve Rumca yazılı maşrapaları sıklıkla görmekle beraber İbranice yazılı olanları oldukça seyrek görülmektedir.

Koleksiyonda bulunan Kastamonu işi bir maşrapa üzerinde cami motifleri, minareler, servi ağaçlarının birlikte görüldüğü güzel bir örnektir.

Günümüzde maalesef maşrapa kültürü evlerimizden kaybolmuştur. Yeni nesillerimiz maşrapaları bilmemektedir. Ne mutlu ki sevindirici olarak geleneksel Anadolu mutfağından örnekler sunan sayıları son derece az bazı lokantalarda ve veya kebapçılarda şerbet ve ayran ikramları maşrapalarla yapılmaktadır. Kadıköy’ de Çiya Sofrası başaşçısı mutfak sanatları uzmanı ve koleksiyoneri Musa Dağdeviren yönetiminde bize geleneksel tatları sunarken nefis el işi Antep yöresine ait kalaylı maşrapalardan bol köpüklü nefis ayranlarını da ikram ediyorlar.

Güğümler

Güğümler taşıma kulplu testi benzeri madeni su kaplarıdır. Kapaklıdırlar. Güğümler Anadolu’ da çeşme kültürünün en önemli öğelerinden biridir. Eski dönemlerde evlerde su tesisatı olmadığından kullanma ve içme suyu ihtiyacı köy, mahalle, sokak çeşmelerinden güğümler vasıtasıyla sağlanırdı.

Halk arasında “ Güyüm” olarak ifade edilmiştir.Güğümler için kars- Gümüşhane- Giresun yörelerinde “ Dubbe”, Erzurum yöresinde “ Delle” , Edirne yöresinde küçük güğümler için “ Çanka” isimleri de kullanılmıştır.

Madeni güğümler bakır ve bakır alaşımlarından olup üzerleri ve içleri kalay kaplıdır. Güğümler genellikle 45- 50 cm yüksekliğinde olup çapları 25- 30 cm olabilir. Böyle bir güğüm yaklaşık 8- 9 litre su hacimlidir. 30- 35 cm yüksekliğindeki küçük güğümlerin çapı 18- 20 cm olup yaklaşık 8- 9 litre su hacmine sahiptir. Küçük güğümlerde suyun akışını kolaylaştıracak gaga formunda ağız yapısı vardır.

Evin genç kızları, yeni gelinler çeşmeden eve güğümle su taşırlardı. Güğümler baş ve omuz arasında veya bel kısmına oturtularak taşınırdı. Bir çok aşk hikayesi bu çeşme başlarında su alma zamanlarında yazılmıştır. Bazı yörelerde gönlü olduğu erkeklere gel beni istet anlamında çeşmeden güğümle su almaya gittiklerinde mendillerini çeşme başına bırakır, yavuklusu da bunu alıp saklardı.

Güğümler başta su olmak üzere Su güğümü, kahve güğümü, Süt güğümü, Sahlep güğümü ve Şerbet Güğümü olarak isimlendirilmiştir.

Su Güğümleri çeşmeden evlere su ihtiyacının karşılanmasında kullanıldığı gibi ev içerisinde sıcak su için ateşin veya sobanın üzerinde bekletilen sıcak su güğümleri, gerektiğinde boy abdesti almak için kullanılan Gusül Güğüm’ leri olarak ta isimlendirilmiştir. Güğümlere musluklar takılarak içme suyu ihtiyacı için de kullanılmıştır.

Sıcak su için ocak başında hazır tutulan güğümler için çeşitli maniler söylenmiştir. ” Kaynıyor işte bizim su güğümü, siz buna haml ediniz güldüğümü” ( haml: yüklemek)

Evlilik çağına gelen kızların çeyiz takımları hazırlanırken mutlaka çeyizlerinde birkaç takım Gusül Güğümü, şerbet güğümü olmasına dikkat edilmiştir. Şerbet güğümleri Mevlid- i Şerif okunurken şerbet ikramlarında kullanılmıştır.

Her yörenin güğümleri kendi bölgesine göre biçimsel özellikler gösterir. En meşhur yöresel güğümler Trabzon güğümleri, Bolu- Gerede güğümleri, Tokat- Kastamonu yöresi güğümler, Mardin- Siirt yöresi güğümler, Bosna işi güğümler, Kayseri Güğümleri, Erzurum- Erzincan yöresi güğümlerdir.

Güğümler üzerinde çeşitli beyitler, temenniler yazar. Adell Armatür koleksiyonunda bulunan Kastamonu işi bakır bir güğüm bu açıdan çok ilginçtir, Üzerinde Osmanlıca “ Bu güğümden su şifalar olsun, Eğer dahi kafir içerse İslam’ la müşerref olsun, Tarih bin ikiyüz altmışaltıdır, Cümle içene hakkında hayır olsun, 1266 ve “ Fetoğlu Hüseyin Ağa Tul- i ömrüyle muammer olsun”

Günümüzde gündelik yaşamımızdan çıkan güğümleri nostaljik te olsa bazen rastlıyoruz. Çiftlik evlerine davetli gittiğimizde odunla yanan kuzineli soba üzerinde su dolu güğümleri görmekteyiz. Güğümdeki suyun sıcaklığın etkisiyle çıkan ses, sıcak sudan çay demlenmesi, bu çayların içilmesi bizde terapi etkisi yapıyor. Odun ateşindeki güğümdeki sudan demlenen çayın tadına en son ne zaman baktınız? Bir çok güzellikleri unuttuk.

Sonuç

Bugünlerde artık şehirlerde bakırdan mamul maşrapalar ve güğümler artık kullanılmıyor. Bakır madeni pahalı olduğundan ata yadigarı olarak aile büyüklerinden kalma bakır kap kacak maalesef eskicilere ve hurdacılara satılmış olup bir çoğu eritilmiştir. Az da olsa koleksiyonerler ve aile yadigarı eşyaları koruma bilinici olan ailelerde bugünlere kadar gelen maşrapa ve güğüm örneklerini görmek mümkün. Korkarım ki gelecekte bugün bile görebildiğimiz ve önemsemediğimiz eserleri mumla arayacağız? Hele ki yeni kuşaklar kültürel mirasımızın farkında değiller.

En azından bu satırları okuyanların ailelerinden kalma bakırdan maşrapa ve güğümleri varsa lütfen bunlara sahip çıksınlar, maddi kıymetlerinden ziyade hem eskiyle olan bağımızı devam ettirmek, hem de daha önce yaşanmışlıklarımızı hatırlanmış olur.

Kaybolmaya yüz tutmuş kültürel mirasımızı gün yüzüne çıkarmak, korumak, geleceğe taşımak hepimizin tarihi ve milli bir görevi olmalıdır.

ercantopcu@adell.com

Kaynakça

Abdülaziz bey, 2002- Osmanlı Adet,  Merasim Ve Tabirleri, Yayına hazırlayan: Prof. Dr. Kazım Arısan- Duygu Arısan Günay, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, Sayfa: 212

Demirkol, A.s- Gök, M. 2010- İstanbul’ da Su Kültürü Ve yaşama Sanatı- Ab- ı Hayat İstanbul’ da Su ve Su Kültürü, Korpus Yayıncılık, Sayfa: 89

Koşay, H. Z, 1957- Türkiye Halkının Maddi Kültürüne Dair Araştırmalar II- Türk etnografya Dergisi Sayı. 2, Maarif Basımevi,  Sayfa 5- 28

Kuşoğlu, M.Z, 2006- Resimli Ansiklopedik Kuyumculuk Ve Maden Terimleri Sözlüğü, Ötüken Yayınları, Sayfa: 153

Önder, M. 1987- Antika Ve Eski Eserler Ansiklopedisi, Mısırlı Yayıncılık, Sayfa: 96

Pakalın, M. Z, 1993- Osmanlı Tarih Deyimleri Ve terimleri Sözlüğü II. Cilt, Milli Eğitim Basımevi, Sayfa: 415

 

 

 

KaydetKaydet
Left Alışverişe geri dön
Siparişiniz

You have no items in your cart

Sale

Unavailable

Sold Out